bana dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bana dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2011 Perşembe

hem ağlarım hem giderim..

daha o kadar zaman var ama şimdiden 'hem ağlama hem gitme' modunda olduğumu söylersem kesinlikle abartmış olmam..

zaten ben çok çabuk ağlarım.. hayatımda benden daha sulugözünü görmedim desem yeridir.. sevinç, üzüntü, öfke.. her türlü duygu gözyaşı eşliğinde dışa vurulabilir bende.. öyle ki bana en son ne zaman ağladığımı sorsanız, cevabım 'iki gün önce'den daha uzak olmaz heralde.. hatta bu aralar, saatlerle cevap verebilecek bir performans sergiliyorum..

kına gecesi diye bir şey yaşayacağımı düşündüğümde bile gözüme yaşlar hücum ediyor, başıma geldiği anı düşünemiyorum bile.. evden çıktığım, veya salonda ayrıldığımız anı hayal etmeye dayanamıyorum.. veda sahnelerini yüreğim kaldırmıyor.. artık annemler gözümde her zamankinden daha da kıymetli.. ve evde 'son kez şunu yap' cümleleri kurulmaya başlandı bile.. neden bilmiyorum biz genelde sevgimizi çok fazla sözle dile getirmeyiz.. o yüzden beden dilimiz her zamankinden daha yoğun şu aralar.. babama kahvesini verirken mutlaka gözlerine bakmaya çalışıyorum mesela, aklımda hep bunu ilerde ne kadar nadir yapacaığımı bulundurarak.. sonra annemin dizinin dibine oturuyorum bazen.. dizleriyle sarıyor beni, okşuyor başımı yumuşacık.. okşuyor.. okşuyor.. hiç doymuyor biliyorum.. çünkü ben de doymuyorum sevgisini parmaklarıyla saçlarıma sermesine.. yavrum.. kızım.. ve daha kimbilir neler diyor içinden, bense şefkatin kollarında gözyaşlarımı gizlemeye çalışıyorum..

öyle bir haldeyim işte, gözümde yaşlar her an akmaya hazır, onları tuttuğum ve tutamadığım anlarla birlikte, hiç tahmin etmediğim çok farklı bir sürece girdim.. onların kıymetini bilmek, bu vakitleri iyi değerlendirmek iyi güzel de, bu kadar gözyaşı olmasın lütfen Allah'ım..

hayırlı bir cuma dileğiyle..

7 Aralık 2011 Çarşamba

evliliğe doğru..


sonsuz bir huzur ve güvenle örülmüş bir aşkla ötelere yolculuk etmek.. evimizi ve her şeyimizi dünyaya bağlanma sebebi olmaktan çıkarıp, yolculuğumuzun bir parçası olmaktan öteye geçirmemek.. ve O'nun nihai rızasına ulaşmak için hayatı birlikte okumak, yoldaki işaretleri farketmek..

takriben 4 yıl önce onun için aldığım ilk doğum günü kartında bu hislerimi yansıtmaya çalışmıştım.. şimdi tam 4 ay kaldı, yolculuğa aynı çatı altında yan yana devam etmeye.. isteklerim, hissettiklerim halen aynıyken şimdi çok, çok daha yoğun.. içim şükranla dolu, yüreğim heyecan.. onun sevgisi bana her daim öteleri hatırlatan ve bu dünyayı bir nevi cennete dönüştüren muhteşem bir güzellik.. ve ben bunu hak edecek ne yaptığımı merak ederken, hamd, şükür ve duayı gönlümden ve dilimden eksik etmemeye çalışıyorum..

siz de bizden duanızı eksik etmeyin, olur mu?

muhabbet ile..

28 Haziran 2011 Salı

mim!

soru şu:

Bir gün biri çıktı karşınıza farz edin. Ve “Hadi bana en çok sevdiğin kişiyi/şeyi ne kadar sevdiğini söyle” dedi ve ekledi “Çok’u cevap olarak kabul etmiyorum”. 
 
cevabım şu ki,

en sevdiğim kişiye olan sevgimin 'ne kadar'ını anlatmaya kalkarsam eğer, -ki şu an boyutlarını düşündükçe çok zor tutuyorum kendimi bunu yapmamak için :)- burdan O'na upuzuuuun bir aşk mektubu çıkar ki, o mektupta söyleneceklerin, en göze gelmemiş haliyle ikimizin arasında kalması çok daha iyi olur..

bilmiyorum şimdi ben bu mimi cevaplamış mı oldum, cevaplamamış mı :) ne dersin sakar'ım?

12 Ocak 2011 Çarşamba

bir mim ile dönüyorum..

sevgili Latife beni mimlemis.. kendisine tesekkür edip, lafi fazla dolandirmadan hemen sorulara geciyorum :)

1. Kac yasinizdasiniz : 
27 yim efendim.. beni en cok düsündüren yastayim.. '30 a kendimi hic bu kadar yakin hissetmemistim' gibi bir cümle kurucam ama, zaten hic bu kadar yakin olmadigim icin normal birsey söylemis olacagim galiba :) ama ne demek istedigimi anlayan anladi, uzun uzadiya aciklayamayacagim simdi :)

2. Isminizin son harfi ne? : 
hay Allah'im ne komik bir sorudur bu.. ne gibi bir amacla sorulmus hakikaten merak ediyorum.. 'ben son harfini sorayim, kendileri lütfeder hepsini söylerler'  diye mi düsünüldü acaba :) hayir bir insanin isminin son harfini bilmek nasil bir kanaat olusumuna yardimci olur ki ? neyse anlam veremedigim bu sorunun cevabinin "e" oldugunu belirtip geciyorum siradakine..


3. En sevdiginiz renk : 
en sevdigim renk yok sevgili okur.. genelde en'lerim pek yoktur benim.. hele renkler konusunda hic yok.. renkleri duruma, ruh halime göre tercih ederim.. bir de o nesneye daha cok hangi rengin yakistigina göre..

4. Kilonuz kac? : 
:(  bu soruyu bana birkac ay sonra sorsaydiniz keske.. sürekli aklimda olan diyetime son kez basladiktan sonra..  an itibariyle 72 civarlarindayim.. ama degisecek Allah'in izniyle.. inaniyorum, ümitliyim :)


5. Boyunuz kac? :  
1. 73

6. Ailenizin kacinci cocugusunuz? 
planlanmayan, istenmeyen  ama dogduktan sonra da el üstünde tutulup simartilan,  "iyi ki de olmus dedirten" 5. ve son cocuguyum :)


7. En sevdiginiz Sarki: 
bir degil birkac tanedir..
onur akin'dan 'seviyorum seni'
grup gündogarken'den 'rüzgar'
yüksek sadakat'ten 'belki üstümüzden bir kus gecer'


8. Sizce sarisin mi esmer mi? 
esmer.. 


9. Sigara kullanir misniz? 
hayir..

10. Alkol? 
hayir..


11. Cayi fincanda mi seversiniz, yoksa cay bardaginda mi? 
cam kupada severim..


mim normalde bu kadar.. ama  bir önceki mim'de oldugu gibi bu mim de bana gelene kadar deforme olmus.. bu sefer sorular azalmamis artmis :) bu mim' e sevgili Latife 3 soru daha eklemis..  onlar da su sekilde:


12. Akilli bir kadin olmak ne demek sizce?
zor bir soru aslinda  cünkü cok kapsamli.. ben su anda sadece aklima gelen bir yönünü yazicam buraya, ama mutlaka eklenebilecek seyler vardir.. ve aslinda bu yazdigim hem kadin icin hem de erkek icin gecerli olan birseydir..
akilli bir kadin ailesini önceler, ama kendini de unutmaz.. esinin de evalatlarinin da hayatin en önemli nimetleri oldugunu bilir, lakin ayni zamanda imtihan olduklarini da hatirinda tutar.. 


13. Ikinci hayat varsa nerde yasmak istersiniz? 
ikinci hayat ahiret ve tabii ki her inanan insan gibi benim de yasamak isteyecegim yer cennet..


14. Mutluluk ne demek?
daha önce de bir mim de sorulmustu.. 'olumlu bakis' demistim sanirim.. cünkü bence mutluluk bir sonuc degil, bir haldir.. bizim hayata karsi durusumuzla alakalidir..

sira geldi mimlemeye.. sayet cevaplamak isterlerse bu mim'i cok sevdigim

sakar hafiye
arzu-hal
coskunsel
bir güzel cift
ezgilimelodi
tedirginruhcikolatacisi
Sevgi Sevdalisi
her bebek bir melek

arkadaslarima gönderiyorum..

muhabbet ile efendim :)

31 Aralık 2010 Cuma

aklimdakilerin ikinci kismi ve 2010'un son kaydi :)

fazla vaktim olmadigindan aklimdakileri kisa kisa not düsüp kacacagim buralardan :)

* gectigimiz pazar günü benim icin cok hos iki sürpriz barindiriyordu.. birincisi evin kapisindan ciktigimda beni karsilayan ceylan.. -evet büyük harf kücük harf yazilimina dikkat etmiyorum ama burdaki ceylan hakkaten kücük yaziliyor ;) - kac kisiye nasip olur ki sehir icinde evinin kösesinde sevimli mi sevimli bir ceylan görmek.. cok sevindim gördügüme ama sevincim cok sürmedi, bir türlü kalkmayan kar yüzünde acliktan arandigini ögrendigimde.. pesinden attigim ekmeklere gelmis midir bilmiyorum ama, bana unutulmaz bir hatira birakip gitti yavrucak..

* ikinci sürpriz ise beni, ablamin calistigi avukatlik ofisine temizlik icin gittigimde bekliyordu.. ( her haftasonu 2-3 saatligine gidiyorum, fazla yormuyor, keseme katkisi büyük oluyor ;))  iceri girdigimde yerde bir hediye paketi ve zarf vardi.. kendim icin oldugunu sanmiyordum ama yaklastigimda zarfta ismimi görünce gercekten cok sasirdim ve bir o kadar sevindim.. paketten hediyenin bir kitap oldugunu hemen anladim.. calisanlarina her daim parfümeri ve kozmetik hediyeleri alan avukat hanimin benim icin özellikle kitapciya gidip hediye secmesi de ayri bir incelik dogrusu.. süphesiz bunda kitaplar üzerine yaptigimiz sohbetlerin etkisi büyüktü.. hos ben de cogu bayan gibi, parfüm ve kozmetik hediyelerine de sevinirdim ama kitap hediyesi hakikaten kendimi ayricalikli hissetmeme sebep oldu ;) kitabinsa bana bambaska bir dünyanin kapilarini aralayacak olmasi beni ayri bir heyecanlandiriyor..  Ipek Calislar'dan Latife Hanim'in biyografisi, alman dilinde..



* gecenlerde 6 yasini dolduran yegenimle telefonda aramizda gecen diyalog:
- canimmm benim dogum günün kutlu olsun teyzem benim :))
- teyze ya, sen de mi biliyosun, herkes de biliyor gicik oldum yaa (bakmayin böyle dedigine zevkten dört köse nasil simaracagini sasirmis vaziyette)
- aaa demek memnun degilsin dogum gününün kutlanmasindan, ben de geri aliyorum o zaman, kutlamiyorum dogum gününü filan..
- olur mu teyzeee.. söz agizdan bir kez cikar !!!

söz agizdan bir kez cikarmis.. bunu bana söyleyen daha alti yasindaki yegenim.. Allah'im bu kiz bizi öldürecek.. nasil kapar, nasil da dogru yerlerde kullanir bu laflari.. berramizin diyaloglari basli basina bir blog konusu dogrusu.. yaz yaz bitmez :) bu kadar bahsetmisken  fotografini da ekleyip bu konusma yetenegini hayirli yönlerde kullanmasini diliyorum :)


* sevgili nisanlimi dönemsine ise artik 1 haftadan az kaldi.. bir yandan cok özlüyorum.. bir yandan da cok özlenmenin keyfini cikariyorum.. hangisi daha agir basiyor derseniz, hasret kimselere kalmasin derim..

herkes icin hayirli, saglikli, huzurlu, mutlu ve sevgi dolu bir yil diler, 10'unda teslim edecegim ödev icin dua ister, o vakte kadar buralarda olmayacagimi belirtir huzurdan ayrilirim efendim.. 

kalin saglicakla :) 



25 Kasım 2010 Perşembe

garip miyim neyim?

sevgili ezgilimelodi beni mimlemis.. konusu da beni epey bir zorladi..  kendini cok zor tartan ve taniyan bir insan olarak 'garip aliskanliklarim' sorulunca bir-iki gün izin istedim kendisinden düsünmek icin :) iyi de oldu hani.. bu arada baya garip seyler cikti ortaya.. aslinda bu mim'in bir de 'yapamadiklarim' kismi vardi ama bana gelene kadar kayiplara karismis o bölüm.. cok da iyi olmus :) siz garipliklarime sahit olun yapamadiklarim bana kalsin :)

aslinda aliskanliklar sorulmus bu mim'de ama  ben size hal-tavir-davranis-tepki, ne bulduysam kendimde garip olan, onlari yazicam :)


* ilk olarak, insanlari cok benzetirim.. birisini gördügüm zaman otomatikman, kime benzedigi ile ilgili bir fikrim olur genelde.. ekran karsisinda, toplum icinde yanimdakine "su, suna ne kadar benziyor degil mi?" cümlesini kurmanin rekoru elimde olabilir haberiniz olsun.. hatta ve hatta henüz yolda olan yegenimin ultrason resmini abisine benzetecebilecek kadar da yetenekliyim bu konuda :)

* renk takintilari herkeste farkli basgösteriyor sanirim.. bende camasir asarken bir kiyafet parcasini ayni renk mandallarla asmak seklinde ortaya cikmisti.. uzun yillar camasirlari böyle asmitim.. artik zaman darligindan ilgilenmiyorum.. ama garip bir sekilde, tesadüfen ayni renk mandal denk gelince hala seviniyorum :)

* geceleri yatarken yastigimi isindikca ters ceviririm.. serin tarafinin keyfini cikarip ferahlamak icin.

*yatmadan önce, kalkmam gereken saati göz önünde bulundurarak mutlaka uykudan ne kadar nasibimi alacagimi hesaplarim :)

* pili azalinca kumandanin tuslarina sertce basarim, hatta hafifce(!) koltuga filan carparim.. (ama ise yariyor!!)

* esyalar istedigimi yapmayinca onlara kizarim, yapinca tesekkür etme gibi birsey henüz pek gelismedi ama :)

* sirada garip oldugu kadar tehlikeli bir aliskanlik; geceleri lenslerimi pek cikarmam.. haftada, iki haftada bir ancak.. bakalim önümüzdeki günlerde gidecegim göz doktorum ne diyecek bu ise ?

* kapi kollarina cok sik takilirim.. aslinda öyle sarsak filan da yürümem ama ne oldugunu cözemedigim miknatisimsi bir bag var kollarimla kapinin kollari arasinda bir an evvel mazide kalmasini temenni ettigim..

* mutfakta birsey mi hazirlayacagim, bir malzemenin eksikligini mi hissettim.. hemen gider temin ederim.. geldigimde siradaki malzemenin eksikligini hissederim :(

* cok spontaneyimdir.. ne zaman nerde olacagimi kendim dahil, önceden kimse kolay kolay kestiremez.. su saat derim, farkli bir saatte giderim.. suraya diye giderim, baska bir yere giderim.. söz verdigim yerler haric elbette ki :) o yüzden kolay kolay da söz vermiyorum zaten..

* sevdigimin evlenecegi kiside olmamasini temenni ettigi özelliklerin bende olmasindan garip bir haz alirim.. bana olan askinin mantik filan dinlemediginin göstergesi kabul eder, mutlu olurum :)


aklima gelenler bunlar ezgicim, bilmiyorum yeterince garipler mi :) ben de simdi birkac arkadasimi mim'leyip kacayim buralardan.. sevgili coskunsel, bir güzel cifther bebek bir melek ve deryamisal merak ediyorum garipliklerinizi :)

muhabbet ile efendim :)

18 Kasım 2010 Perşembe

bayram, hac, sünnet ve mim..

yazmayalı ne de çok şey birikti.. hangi birini, hangi sırada yazsam? ya da kimilerini atlasam? ama hepsinden önce bayramınızı kutlasam :)




efendim mübarek kurban bayramınızı tebrik eder, hakkınızda hayırlara vesile olmasını temenni ederim.. bayram kurban bayramı olunca daha bir düşünceli oldum bu sefer.. kendi payıma bir ismail belirlemeye çalıştım.. sırf Rabbim için kendisinden vazgeçebileceğim bir ismail.. halen düşünmekteyim.. çok zor birşey olursa istikrarlı olamamaktan korktuğum için iyi düşünüp doğru karar vermek niyetindeyim.. bayram bitmeden ben de ismailimi belirlemiş olacağım inşaallah..

Kurban Bayramı demişken, hac da gündemimizde oluyor elbet.. arafat'ı, günahlarımızdan arınmayı çokça düşünüp, Oğuz'a  da  konuyu açtım.. daha önce hac ve umre hayali kurmuştuk ama net bir tarih konuşmamıştık henüz.. bugün artık hac için niyet ettik inşaallah.. Rabbim izin verirse 2013 yılı hac sezonunda biz de kutsal topraklara gitmek istiyoruz.. planımızı hazırlıklarımızı ona göre yapacağız, inşaallah Rabbim de bizi kabul eder ve oralara gitmek nasip olur.. çok heyecanlandım bak şimdi.. bu karar çok taze daha kimselere söylemeden buraya yazmak nasip oldu :)

bunun dışında yazmadığım bir haftanın iki günü evde hamur işleriyle pek bir içli dışlı olduk.. sonra da aşağıda gördüğünüz yakışıklıların, ki yeğenlerim olur kendileri, sünnet düğününü yaptık :)




sünnet düğününde sahnede Veysel İnan Berrak Show vardı.. güzel bir akşam geçirdik ve çok da güldük.. çocuklar da pek bir tatlıydı.. çok daha güzel fotoğrafları da var da şu anda ben de seçip koyacak istek yok :(

ha bu arada yeğen demişken 10. yeğenimde çıkmış yola, 2011'de iki tane bebiş sevicez nasipse :) hayırlı evlat olurlar inşallah.. aslında yeğenlerimin hepsi için ayrı bir post yazmam lazım, hepsi kendi çapında ayrı bir alem.. hepsi başka bir değer katıyor hayatımıza.. iyi ki varlar canlarım benim ya :)


bir de sevgili a.y. beni mimlemiş onu da cevaplayıp kaçayım ben artık.. aslında böyle 'en' li sorulardan hiç hoşlanmıyorum.. ne kadar düşünsem de aklıma bir cevap gelmiyor.. bakalım ne çıkacak?

1. En sevdiğiniz kelime?
hiç düşünmedim :S



2. Nefret ettiğiniz kelime?
son zamanlarda öğrendiğim ve bir kaç kez kullanmak durumunda kaldığım 'tabldot' kelimesinden hiç hoşlanmadım.. yazışım doğru mu, onu da bilmiyorum :)


3. Ne sizi heyecanlandırır?
birçok şey.. üstte yazdığım gibi mesela aldığım bir karar ve bunu paylaşmak heyecanlandırır beni.. aslında çok sakin görünürüm ama genel olarak adrenalini çok severim.. eğlence parklarında extrem oyuncaklara binmeye bayılırım.. ileri de paraşüt atlama gibi şeyler de yapmak niyetindeyim..


4. Heyecanınızı ne öldürür?
öldürür değil de sönükleştirir diyelim ona.. o da tabii ki heyecanlandığım konuda etrafımdakilerin heyecan ve şevk kırıcı sözleri..


5. En sevdiğiniz ses nedir?
bir çok şey yine, hangi birini seçebilirim ki ? kuş cıvıltısı, yağmur sesi vs.


6. Nefret ettiğiniz ses nedir?
son dünya kupasından sonra elbette ki vuvuzela :)


7. Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?
avukatlık


8. Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?
bu soruda 'doğal' yetenek soruluyor ama nedense bu mimi cevaplayan birçok kişi 'doğa üstü' yetenekler yazmışlar buraya :) ben doğal bir yetenek olan resim-çizim kabiliyetim olsun isterdim.. zira benim yakınımı bırakın uzağımdan bile geçmemiş :)


9. Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz?
sevdiğimle çok mutluyum ve asla başkasının yerinde olarak onu kaybetmek istemem..

10. Nerede yaşamak isterdiniz?
aslında oğuz yanımda olduktan sonra, nerde olduğumuz pek önemli değil.. ama yine de istanbul ayrı bir cezbediyor beni..


11. En önemli kusurunuz nedir?
of of.. o kadar çok ki önem sıralamasına sokamayacağım.. ihmalkarlığım, ertelemeciliğim, uykuculuğum vs. derken susayım ben en iyisi :)


12. Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi?
keyif verenine rastlamadım henüz :)


13. Kahramanınız kim?
yok öyle biri..


14. En çok kullandığınız küfür?
hiç hazetmem, dolayısıyla hiç kullanmam..


15. Şu anki ruh hâliniz nasıl?
soruları bir an önce bitirip yatma derdinde :)


16. Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?
yaşanmaya değer bir hayatın peşindeyim ve bilinmeye değer bilginin..


17. Mutluluk rüyanız nedir?
mutluğumuzu rüyalar üzerinden tanımlarsak bir sürü mutlu an'ı kaçırırız..


18. Sizce mutsuzluğun tanımı?
olumsuz bakış..


19. Nasıl ölmek isterdiniz?
yatağa düşmeden, acı çekmeden, şehadet getirerek, temiz ve huzurlu bir ölüm..


20. Öldüğünüzde cennete giderseniz ALLAH 'ın size ne söylemesini istersiniz?
benden razı olduğunu, ve bana beni sevdiğini hissettirecek her ne olursa..

mim'i de tamamladım artık ben kaçıyorum..
muhabbet ile..

3 Kasım 2010 Çarşamba

bir ben miyim?

sitelerde neden hep sadece "sifremi unuttum" butonu vardir ki, hi? sorarim size? belki ben kullanici adimi unuttum? hic mi olamaz, hic mi kimsenin basina gelmez bu? bir ben miyim ki bu butonun eksikligini hisseden ve kullanici adini unuttugundan dolayi üye oldugu sitelerde kendi hesabina giremeyen?  flickr ve köyümüzün sitesine giremezken bugün listeye biri daha eklendi.. oldu mu simdi 3..

sinirlendim bak simdi gece gece.. unuttugum icin kendime.. o butonu koymuyorlar diye de site adminlerine :@

31 Ekim 2010 Pazar

bu aralar..

..sevinçliyim.. annemlerin türkiyeden gelmesiyle 2 ay süren yalnızlığım nihayet sona erdi.. artık televizyon evde ses olsun diye değil, babam izlediği için açılıyor.. korkudan dokunamayıp, uzaklaştıramadığım örümceklere dışarının yolu görünüyor.. kahvaltı ve yemek faslı birliktelikten dolayı daha bir zevkli ve bereketli oluyor.. kısacası hayat benim için yeniden normale dönmüş bulunuyor :))

..işsizim.. üniversitenin bütçe yetersizliğinden dolayı iş anlaşmam uzatılamadı ve dolayısıyla benim için de kısa olmasını ümit ettiğim bir bütçe yetersizliği dönemi başlamış oldu.. Rabbim inşaallah hayırlı kapılar açar..

..şaşkınım.. bu aralar çeşitli nedenlerden dolayı hep şaşkınım nedense :) bu seferkinin sebebi ise kitapkolik.net'ten aldığım, sitelerinde kitap değerlendirmesi yazma teklifi.. asla becerebildiğimi düşündüğüm birşey değildi.. tamamen kendim için ve aynı kitabı okuyanlar varsa görüş alışverişi olur düşüncesiyle yazıyordum.. beğenilmesine hayli şaşırdım ve sevindim ama sonuç ne olur şu an için bilmiyorum.. hayırlısı olsun inşaallah..

..okuyorum.. elimde şu an için serdar özkan'ın 'kayıp gül' romanı var.. merak ettiğim ve hakkında çok fazla olumsuz sayılabilecek yorum okuduğum bir kitaptı.. şimdilik iyi gidiyor aslında.. bakalım bittiğinde ne düşüneceğim..

..içiyorum.. fena halde elma çayına dadanmış durumdayım.. günde 2-3 duble bardak içmeden gün geçmiyor.. inanılmaz lezzetli.. şimdiye kadar içmediyseniz mutlaka deneyin derim..

bende durumlar böyle işte bu aralar, şimdiyse ben kaçar :)

23 Ekim 2010 Cumartesi

hediyeler.. hediyeler.. hediyeler..

 bu hafta hediyelerle epey bir içli dışlı olduğumdan biraz bu büyük zevkimden bahsetmek istedim..  dostlukları pekiştiren, yeni dostlukların köprülerini atan yaşanası bir güzellik hediyeleşmek.. alması ayrı bir sevinç, vermesi ise apayrı bir heyecan benim için.. haftanın ilk günü doğum günüm vesilesiyle ben hediyelendim.. sağolsunlar beni düşünenler :) çarşamba günü de ablamın doğum günü olduğundan ben ona hediye aldım ve birbirinden güzel hediyelerini açarken yanında oldum..

hediye aldığında çok mutlu olmak klasik bir şey olsa gerek, farklı bir şey hisseden bir kişinin var olduğunu zannetmiyorum :) birilerine birşeyler hediye etmeyi de herkes sever genelde.. ama onun bir önceki adımı var ki, onu işkence olarak algılayan çok insan var: hediyeyi seçip beğenmek..  işte bu bir çok insana eziyetli gelen, ve hediye almak yerine para vermeye yönlendiren hediyeyi beğenme kısmı, benim için apayrı bir zevk.. alış veriş yapmayı zaten  çok seviyorum.. hele bir de o alış verişi bir başkasını mutlu etmek için yapınca daha  da motive oluyorum:)) ürünlerin birini alıp diğerini bırakmak.. 'acaba hangisini daha çok beğenir?' diye kararsız kalmak.. düşünmek taşınmak.. sahibini kullanırken hayal etmek.. yanımda biri varsa fikrini almak.. ve nihayet karar vermek.. bazen de görür görmez 'işte bu' deyip almak.. 

tabii bir de sonra hediyeyi güzelce paketleme kısmı var ki o hepten keyif verici bir olay.. burda itiraf etmeliyim ki paketleme konusunda nişanlımdan çok şey öğrendim, gerçi o hala kendisi dururken bana pek paketlettirmiyor ama ben onsuz paketlediğim zamanlarda kendimi epey ilerlettim :)

bu aşamadan sonrası da artık hediye sahibinin yüzündeki sevinçli hali izlemek ve onun mutluluğu ile mutlu olmak oluyor :)) 

hem hediyenin özel bir günü de yoktur benim için.. tamamen sıradan günlerde hediye  vermeyi de çok severim.. aklıma gelmişken bununla ilgili hiç unutmak istemediğim iki anımı da yazayım buraya.. 

birincisi çok eskilerden.. üniversiteye hazırlık için dersaneye gittiğim yıllarda bir arkadaşımla kitapçıya girmiştik.. bana kendisine kitap almak istediğini söyleyip, ne önerdiğimi sormuştu.. ben de -okumadığım halde- şeker portakalı hakkında çok olumlu şeyler duyduğumu, onu alabileceğini söylemiştim.. o da tavsiyeme uymuş ve o kitabı almıştı.. sonra ben kitapçıdan çıkmış ilerliyordum ki baktım yanımda yok.. olduğum yerde biraz beklemiştim sonra ne göreyim o elinde bir hediye paketiyle çıkıp gelmiş.. gülümseyerek bana uzatmıştı.. o kadar afallamıştım ki.. 'nerden çıktı bu?' demişim şaşkın şaşkın.. o da asla unutamayacağım içten bir tebessümle bakıp 'içimden geldi' demişti..hayatımdaki en özel anlardan biriydi gerçekten ve  tevafuk hediye ettiği kitap da benim en sevdiğim kitap oldu..

ikincisi de yakın geçmişten.. günlerden sıradan bir gün yine.. bu sefer hediyeyi alan benim, aldığım kişi de nişanlım :) internetten kendisi için bir parfüm ısmarlamıştım.. parfümün geldiği gün evde hediye kağıdı filan yoktu.. ben de çarşıdan alır bir yerde paketler veririm diye yanıma öylece aldım.. girdiğim bir mağazadan hediye paketi ve kurdela için kağıttan ip aldım.. mağazanın hediye paketleme kısmında paketleyip nişanlımın yanına gittim.. yanına gidiyorum ama hediye kağıdı rulolarını bilirsiniz, gizlemek pek mümkün olmuyor.. direk gözüne çarpacak ve 'bu ne?' diyecek.. neyse dedim atlatırım bir şekilde.. yanına gidince tahmin ettiğim gibi  direk ruloyu gösterip 'bunu niye aldın?' dedi.. ben de birden, hiç daha önce düşünmediğim halde pişkin pişkin 'hiç' dedim 'bana hediye alırsan bununla paketle diye aldım' .. bakışlarının ne kadar görülmeye değer olduğunu söylememe gerek yok sanırım :)) ciddi miyim değil miyim anlamaya çalışıyor, ne desin bilemiyor.. şimdi hediye siparişi miydi bu diye düşünüyor.. :) peşine de ben 'a, bi de kurdelası için şunu almıştım' deyip kağıt kurdela ipini de çıkardım..  hiç istifimi bozmuyorum, hiç çaktırmıyorum ya çaresiz inanmıştı.. 'iyi' dedi 'güzelmiş.. siyah ve yeşil severim zaten'.. ben de 'a iyi denk gelmiş o zaman' filan diyorum, konuyu uzatıyorum.. biraz sonra da  'ay az daha unutyordum bak ben bir de senin için örnek bir hediye paketi hazırlamıştım' deyip de hediyesini çıkarınca, yüzündeki ifade görülmeye değerdi doğrusu.. fena halde şaşkın ve mutlu.. 'sen var ya' diyor.. sonra gülüyoruz ikimiz de.. o mutlu ben ondan da mutlu :)) 

sonra hediyeleşmek illa ki maddi bir şeyle de olmak zorunda değil.. bir insanın seni düşünerek bir şey için emek harcamasıdır aslolan.. tıpkı bu doğum günümde benim en kadim dostumun, canım kübra'mın türkiye'den bana mail yoluyla bir hediye göndermesi gibi.. lise zamanımızdan çok özel bir yazıyı, arayıp tarayıp bulmuş ve bana yazmış.. yıllar öncesinin kelimelerini okumak.. anıların canlanması.. yüreğime dokunan bir armağandı hakikaten..


 şimdi baktım da ne kadar çok yazmışım :o pat diye olacak ama uzatmadan burda bitirmek en iyisi sanırım.. sonuna kadar okuyan olursa helal olsun :)


muhabbet ile efendim :)