evliliğe adım adım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evliliğe adım adım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Şubat 2012 Perşembe
tatlı telaşlar..
bu tatli telaslar ile ugrasirken, gelen maillerden anladim ki arayi gercekten cok fazla acmisim.. halimi hatrimi sorup dualarini eksik etmeyen tüm arkadaslara gönülden tesekkür ediyorum..
ben iyiyim çok şükür, hem de çok iyiyim :) almanya'daki kına gecesi hazırlıkları çok yoğun bir şekilde, gecemizi gündüzümüzü istila etmiş durumda..
herşey benim hint kıyafeti giymek istememle başladı :) ve şu an duyan herkesin merakla beklediği hint konseptli kına gecemin detaylarını organize etmekle meşgulüz.. telaşlıyız, yoğunuz ama heyecanlı ve çoook mutluyuz.. hele de sevdiklerimizin 'ne yapabiliriz?' soruları nasıl mutlu ediyor insanı bu dönemde.. ve hele de türkiyeden taa ortaokul yıllarından bir dostun rüyasına düşmek ve o rüyada çok güzel bir nehrin kenarında çok güzel bir ev yaptırdığımı ve çok mutlu bir şekilde görüldüğümü duymak nasıl büyük bir nimet Allah'ım? bana yaşattığı tüm bu güzellikler için O'na ne kadar şükretsem, ne kadar hamdetsem yine az.. yine kifayetsiz..
bu dönemde insanı en mutlu eden dualar duymak, dualarla kurulan bir yuvaya adım atmak.. sizler de dualarınıza iliştirin bizleri olur mu?
muhabbet ile..
15 Aralık 2011 Perşembe
hem ağlarım hem giderim..
daha o kadar zaman var ama şimdiden 'hem ağlama hem gitme' modunda olduğumu söylersem kesinlikle abartmış olmam..
zaten ben çok çabuk ağlarım.. hayatımda benden daha sulugözünü görmedim desem yeridir.. sevinç, üzüntü, öfke.. her türlü duygu gözyaşı eşliğinde dışa vurulabilir bende.. öyle ki bana en son ne zaman ağladığımı sorsanız, cevabım 'iki gün önce'den daha uzak olmaz heralde.. hatta bu aralar, saatlerle cevap verebilecek bir performans sergiliyorum..
kına gecesi diye bir şey yaşayacağımı düşündüğümde bile gözüme yaşlar hücum ediyor, başıma geldiği anı düşünemiyorum bile.. evden çıktığım, veya salonda ayrıldığımız anı hayal etmeye dayanamıyorum.. veda sahnelerini yüreğim kaldırmıyor.. artık annemler gözümde her zamankinden daha da kıymetli.. ve evde 'son kez şunu yap' cümleleri kurulmaya başlandı bile.. neden bilmiyorum biz genelde sevgimizi çok fazla sözle dile getirmeyiz.. o yüzden beden dilimiz her zamankinden daha yoğun şu aralar.. babama kahvesini verirken mutlaka gözlerine bakmaya çalışıyorum mesela, aklımda hep bunu ilerde ne kadar nadir yapacaığımı bulundurarak.. sonra annemin dizinin dibine oturuyorum bazen.. dizleriyle sarıyor beni, okşuyor başımı yumuşacık.. okşuyor.. okşuyor.. hiç doymuyor biliyorum.. çünkü ben de doymuyorum sevgisini parmaklarıyla saçlarıma sermesine.. yavrum.. kızım.. ve daha kimbilir neler diyor içinden, bense şefkatin kollarında gözyaşlarımı gizlemeye çalışıyorum..
öyle bir haldeyim işte, gözümde yaşlar her an akmaya hazır, onları tuttuğum ve tutamadığım anlarla birlikte, hiç tahmin etmediğim çok farklı bir sürece girdim.. onların kıymetini bilmek, bu vakitleri iyi değerlendirmek iyi güzel de, bu kadar gözyaşı olmasın lütfen Allah'ım..
hayırlı bir cuma dileğiyle..
zaten ben çok çabuk ağlarım.. hayatımda benden daha sulugözünü görmedim desem yeridir.. sevinç, üzüntü, öfke.. her türlü duygu gözyaşı eşliğinde dışa vurulabilir bende.. öyle ki bana en son ne zaman ağladığımı sorsanız, cevabım 'iki gün önce'den daha uzak olmaz heralde.. hatta bu aralar, saatlerle cevap verebilecek bir performans sergiliyorum..
kına gecesi diye bir şey yaşayacağımı düşündüğümde bile gözüme yaşlar hücum ediyor, başıma geldiği anı düşünemiyorum bile.. evden çıktığım, veya salonda ayrıldığımız anı hayal etmeye dayanamıyorum.. veda sahnelerini yüreğim kaldırmıyor.. artık annemler gözümde her zamankinden daha da kıymetli.. ve evde 'son kez şunu yap' cümleleri kurulmaya başlandı bile.. neden bilmiyorum biz genelde sevgimizi çok fazla sözle dile getirmeyiz.. o yüzden beden dilimiz her zamankinden daha yoğun şu aralar.. babama kahvesini verirken mutlaka gözlerine bakmaya çalışıyorum mesela, aklımda hep bunu ilerde ne kadar nadir yapacaığımı bulundurarak.. sonra annemin dizinin dibine oturuyorum bazen.. dizleriyle sarıyor beni, okşuyor başımı yumuşacık.. okşuyor.. okşuyor.. hiç doymuyor biliyorum.. çünkü ben de doymuyorum sevgisini parmaklarıyla saçlarıma sermesine.. yavrum.. kızım.. ve daha kimbilir neler diyor içinden, bense şefkatin kollarında gözyaşlarımı gizlemeye çalışıyorum..
öyle bir haldeyim işte, gözümde yaşlar her an akmaya hazır, onları tuttuğum ve tutamadığım anlarla birlikte, hiç tahmin etmediğim çok farklı bir sürece girdim.. onların kıymetini bilmek, bu vakitleri iyi değerlendirmek iyi güzel de, bu kadar gözyaşı olmasın lütfen Allah'ım..
hayırlı bir cuma dileğiyle..
9 Aralık 2011 Cuma
sticker-tattoo :)
ayni cati altinda yasamaya baslamaya 4 ay kaldi demistim bir önceki yazimda.. yalniz sorun su ki, o catinin hangi cati oldugunu bilmiyoruz halen, dahasi o catinin hangi sehirde olacagi bile belli degil.. ihtimaller her gün baska bir sehri gösteriyor.. bugün Essen'i konusurken, yarin Münih oluyor gündemde.. ertesi gün de Darmstadt'a yogunlasiyoruz :) böyle bir bilinmezlik sürecinde, bir yandan sabrima ve rahatligima sükredip, her gün farkli bir sehre zihinsel olarak adapte olurken bir yandan da evimizi nasil dösemek istedigimle ilgili hayallere daliyorum..
ikimizin tercihi de kesinlikle abartisiz, sicak ve samimi bir atmosferden yana.. bu yüzden deri koltuklar, ve parlak mobilyalar bizim icin tamamen tercih disi.. ama begendigim bir kac farkli tarz olunca bu konuda cok kararsiz kaliyorum.. bir yandan beyaz ve eski tarz mobilyalarla pembe ve gül kurusunun romantizmi beni cezbederken - ama oguz bundan pek hoslanmazken-, bir yandan da sonbahar renklerinin hakim oldugu kahverengi, turuncu ve sari agirlikli oryantal bir tarzin -bundan ikimiz de cok hoslaniyoruz- arzusunu duyuyorum.. su anda yatak odasini ilki gibi, oturma odasini ikincisi gibi düsünüyorum ama, sonuc ne olur kestiremiyorum :s bakip görücez insaallah :)
kararsiz olduklarim bir tarafa kesinlikle kararli oldugum bir konu ise duvar stickerleri :)
ve bu stickeri da yine gördügüm ilk andan beri evizimin baska bir duvarinda -muhtemelen antre veya calisma odasi-, hepsinden uzakta olacagimiz ailelerimizin fotograflariyla birlikte görmek istiyorum.. belki direk böyle degil, ama agac figürlü bir sticker mutlaka insaallah :)
fotograflain ilki https://www.facebook.com/halaltattoocom ' dan..
ikincisi ise buradan..
muhabbet ile..
ikimizin tercihi de kesinlikle abartisiz, sicak ve samimi bir atmosferden yana.. bu yüzden deri koltuklar, ve parlak mobilyalar bizim icin tamamen tercih disi.. ama begendigim bir kac farkli tarz olunca bu konuda cok kararsiz kaliyorum.. bir yandan beyaz ve eski tarz mobilyalarla pembe ve gül kurusunun romantizmi beni cezbederken - ama oguz bundan pek hoslanmazken-, bir yandan da sonbahar renklerinin hakim oldugu kahverengi, turuncu ve sari agirlikli oryantal bir tarzin -bundan ikimiz de cok hoslaniyoruz- arzusunu duyuyorum.. su anda yatak odasini ilki gibi, oturma odasini ikincisi gibi düsünüyorum ama, sonuc ne olur kestiremiyorum :s bakip görücez insaallah :)
kararsiz olduklarim bir tarafa kesinlikle kararli oldugum bir konu ise duvar stickerleri :)
gördügüm ilk andan itibaren, yani yaklasik 3 yildir bu sticker'i evimizin duvarini süslerken hayal ediyorum.. öyle zarif öyle güzel ki :)))
fotograflain ilki https://www.facebook.com/halaltattoocom ' dan..
ikincisi ise buradan..
muhabbet ile..
7 Aralık 2011 Çarşamba
evliliğe doğru..
sonsuz bir huzur ve güvenle örülmüş bir aşkla ötelere yolculuk etmek.. evimizi ve her şeyimizi dünyaya bağlanma sebebi olmaktan çıkarıp, yolculuğumuzun bir parçası olmaktan öteye geçirmemek.. ve O'nun nihai rızasına ulaşmak için hayatı birlikte okumak, yoldaki işaretleri farketmek..
takriben 4 yıl önce onun için aldığım ilk doğum günü kartında bu hislerimi yansıtmaya çalışmıştım.. şimdi tam 4 ay kaldı, yolculuğa aynı çatı altında yan yana devam etmeye.. isteklerim, hissettiklerim halen aynıyken şimdi çok, çok daha yoğun.. içim şükranla dolu, yüreğim heyecan.. onun sevgisi bana her daim öteleri hatırlatan ve bu dünyayı bir nevi cennete dönüştüren muhteşem bir güzellik.. ve ben bunu hak edecek ne yaptığımı merak ederken, hamd, şükür ve duayı gönlümden ve dilimden eksik etmemeye çalışıyorum..
siz de bizden duanızı eksik etmeyin, olur mu?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

