19 Mayıs 2011 Perşembe

çok kısa, fena halde kısa :)



* annemler türkiyede ve ben yalnızlığımın üçüncü haftasındayım..
* yeni işim sağolsun akşamları erken yatıp, sabahları çooook erken kalkıyorum.. uyuya kalmamak için de dört tane saat kuruyorum..
* bir dersim kaldı sadece ve tez konumu seçmek üzereyim, Rabbimden kolaylıklar diliyorum..
* hayatımda ilk defa bir düşünce yazısı kaleme alacağım ve yine ilk defa kocaman bir programda sunuculuk  yapacağım.. heyecan içerisindeyim..
* eyaletimizdeki gençler için çok ciddi bir eğitim projesinin konsept hazırlıklarını yapıyoruz.. gerçek anlamda çabalama zamanı!


10 Mayıs 2011 Salı

çaba

Çaba ancak acı vermeye başladığında çabadır. 
J. Ortega y Gasset
 eğer böyleyse -ki öyle- en son ne için çaba sarfettiğimi hatırlamıyorum bile.. maalesef..

8 Mayıs 2011 Pazar

deneme bir-ki-üç..

ay yok, sil yaz olmuyor böyle.. ne zormuş bunca zaman sonra yazmak yahu..  insan nereden başlayacağını şaşırıyor.. şaşırdığıyla kalakalıyor.. en iyisi mi hiç o çabaya girmeyim, bugünümden bahsedeyim :) diğer önemli yenilikler, gerektikçe zaten anılacak zikredilecek..

bugün mutfaktaydım efendim, ablama yardım için kolları sıvadım marifetlerimi döktürdüm.. desem de inanmayın, açma ve makarna salatası yaptım sadece :) ama olsun lezzetliydiler ya, marifet kategorisine girmeye hak kazanıyorlardır heralde :) evet evet heraldesi fazla, kesinlikle öyle :p

misafir faslından sonraysa bu güzel havada evde kitap okumak istemeyip, elimde kitabımla parka doğru gittim.. deryamisal'imin kulakları çınlasın, bir 'okuma gezisi' yaptım ki pek keyifliydi..







gözlerim iyice göremeyene kadar okuyup, içime havanın güzelliğini çeke çeke eve döndüm.. bugünden payıma düşense iskender pala'nın şu güzel cümleleri oldu :

'Bilemezdim ki iyiliğin bilgisine sahip olmayanlara diğer bütün bilgiler zarar verir. Bilemezdim ki bilgi, bilgisizleri acıtır..'
 
'şimdilik' bu kadar ;)
muhabbet ile efendim..

22 Şubat 2011 Salı

stres küpü..

haftaya gireceğim iki sınavın hazırlıklarına, evdeki inşaat ve bu inşaat yüzünden streste zirve yapan bir anne ve baba eklenince, dolayısıyla evdeki gerginlik tavan yapınca, bir de üstüne her ay ki rutin hassas dönem eklenince stres küpü olmamak işten değil.. taşınan ablaya yardım edememeyi ve yeni doğan bebeği sevememeyi de listeye ekledik mi küpü doldurmakla kalmıyor rahatlıkla taşırabiliyoruz da..

çok çekilmezim bu ara.. kendime sabır, etrafımdakilere anlayış diliyorum..

18 Şubat 2011 Cuma

bir güzel haber.. bir mim.. ve bir ödül..

öncelikle güzel mi güzel bir haberi not düşmek istiyorum buraya.. 13 Şubat gecesi saat 23:02 de 9. yeğenim de yolculuğunu tamamlayıp, aramıza katıldı çok şükür :) Hafsa Selin'imiz, güzel kızımız 6 yıldır bebek sevemeyen bizleri çooook mutlu etti :)))) bir mucizeyi daha yakından izlemek nasip olmuşken, Rabbimden; onun, insanlığa, ümmete, vatanına, milletine ve ailesine faydalı, hayırlı bir insan olmasını diliyorum.. ahlakı güzel, bahtı açık olsun inşaallah :)

bir de şimdiye kadar blog camiasında benim isteğim doğrultusunda dillendirmediğimiz birşeyi bu vesileyle belirtmek istiyorum :) sevgili coskunsel'im, bizim biricik gelinimiz ve hafsa selin'in annesi oluyor.. yani biz de gelin görümce blogculardanız :) kendisi gerçekten çok iyi bir anne ve taha bilal'den sonra hafsa selin de emin ellerde inşaallah :))

gelelim günlerdir bekleyen mim'ime.. sevgili deep sağolsun beni mimlemiş :) konu bloglarda bu ara sıkça rastladığmız üzere çizgi kahramanları.. soru hangisinin yerinde olmak istedimiz aslında.. ama benim bu konuda çok net bir ayrımım olmadığından bende iz bırakanları paylaşmak istiyorum sadece ;)

Huckelberry Finn.. bu yetim çocuğun arkadaşı Jimm'le birlikte yaptığı, basit bir sal üzerindeki mississipi yolculuğunu çok severek izliyordum.. hele o somun ekmekleri yok mu.. onlar ısırdıkça, o ekmekten nasıl da canım çekiyordu Allah'ım :)

ah şirinler.. ne çok seviyordum bu ufak mavi yaratıkları.. mantar gördüğüm yerde az aramadım onları.. küçük yaşta kuran okumayı öğrenen ben, yasin suresini dört defa okuduğunda dileklerin kabul olduğunu duyunca, ne yaptım dersiniz? evet aynen öyle yaptım, okuyup Allah'tan bana bir şirin göndermesini diledim ;))


ve tabii ki şeker kız candy :)) izlerken sanki ben de yaşardım olanları, öyle kaptırırdım ki kendimi :)) ertesi gün arkadaşımla gündemimizin büyük bir kısmını da bu şeker kız  oluştururdu :)) son bölümünden sonra nasıl da üzülmüştüm, sanki bir sonuca bağlanmadan bitmişti.. çok şey de konuşulmuştu ardından.. yok aslında daha bölümleri varmış da kanal d almamış falan filan, o yüzden öyle bitmiş.. hala da bilmiyorum gerçekten de devamı var mı.. bilenler varsa beni aydınlatsın bir zahmet :)


bunların dışında lucky luke, taş devri, jetgiller, tom ve jerry -ki bu sonuncuyu hala gördüğümde izlerim :)-, arı maya, sailor moon'u çok izlerdim.. eminim çok sevdiğim ve unuttuğum başka çizgi filmler de vardır, ama işte yaşlılık sağ olsun ancak bu kadarını hatırlayabildim ;))

gelelim aldığım ilk ödüle.. sevgili deep beni 'gülümsek' ödülüne layık görmüş :)


kendisine tekrardan çok teşekkür ediyorum ve ben de, beni gülümseten blog arkadaşlarıma bu ödülü göndermek istiyorum :) 




evet görmemişin bir ödülü olmuş, dağıt dağıt bitirememiş :)) ama hepiniz özenle seçildiniz haberiniz ola :) bazılarınızın yazıları gerçekten beni çok gülümsetiyor, bazılarınız da aslında daha çok düşündürüyorsunuz.. ama düşündürenlerin de varlıkları beni gülümsetmeye yetiyor :) bu yüzden yüzümdeki tebessüm için size teşekkür ediyor, iyi ki varsınız, iyi ki tanımışım sizleri diyorum :)

cumanızın mübarek olması dileğiyle,
hoşçakalın..